Header Ads

header ad

Çağla Blog

Blog Adı: Çağlablogu

Kategori: Kişisel Blog

Blog Linki: http://caglacakilli.blogspot.com.tr/

Blog Tanıtımı

Merhaba !

"çağlablogu" diye başlamak istedim. Öyle çağlablogu da neymiş, böyle blog ismimi olurmuş diye hemen bir kenara atıp, bırakmayalım. Okuyalım, güzel geri dönüşler, yorumlar yapalım. Adımdan da anlaşıldığı üzere şöyle en olmamış, en olgunlaşmamışından amatör bir blog yazarıyım. Sizlerle beraber büyümek, kendimi geliştirmek en büyük isteğim. Bir de tıklanma rekoru kırmak, çok okunmak, çok sevilmek gibi küçük isteklerim var benim. 

Yeditepe Üniversitesi Endüstri ve Sistem Mühendisliği öğrencisiyim. Önemli bir ayrıntı olarak severek ve isteyerek tercih ettim! Yarım dönem sonra mezuniyetime kavuşacağım ve sonunda çiçeği burnunda bir endüstri mühendisi olacağım. 4 senedir hayatıma sistematik bir bütün olarak yaklaşıyorum. Hocalarımızın bahsettiği şu meşhur "big picture" ı görme,  süreçleri iyileştirme ve optimali bulma peşindeyim. Tüm mühendislerin dilindeki "analitik düşünebilme" zırvalığına gönülden inanıyorum.

Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır derler ya, ben de tatlı dilimle siz sevgili okurlarım hangi delikteyseniz çıkarmaya geliyorum. Yazılarımla mühendisliğin her yerde olduğunu ve ondan kaçamayacağımızı anlatıyorum. Günlük hayatımıza farklı bir bakış açısı katıp,sizleri daha farklı ve daha geniş düşünmeye davet ediyorum.

Kendimi geliştirmeyi, öğrenmeyi ve araştırmayı seviyorum. Bir şarkı söylerken bir de fener maçları hakkında twit atarken çok eğleniyorum.

Şiir yazarım, peki niye blog yazmayayım? diye çıktım yola.

Sevdiğim, gördüğüm, öğrendiğim, ilgilendiğim her şeyi paylaşabilirim.

E şimdi bir tıkınızı alırım. Okunduğunda bir avuç çağla tadı bırakmak dileğiyle…

Blog içeriğinden bir yazı:

Sanat Mühendisliği? yazısı

Kafanızın içinde milyonlarca şey dönüyor,her gün yeni bir fikirle uyanıyorsunuz değil mi? Work work work work work...(Gerisini gerçek hayatta da şarkıda da olduğu gibi anlayamıyoruz ne yazık ki).hahah

 Psikologlara gidilince çocukluğuna inme olayı vardır ya.Olaya anlam verebilme ve doğru olan hamleyi yapmak için.İşte bende daha officially olarak başlamayan iş hayatımın çocukluğuna inmeye karar verdim.Yani seçtiğim bölüme bakalım,endüstri mühendisliğini sorgulayalım ilk önce dedim.Kendim çok fazla dil dökmeden şu tanımı yapıştırayım hemen vikipediden.

 "Çalışmalarında matematik, fen bilimleri ve sosyal bilimlerdeki özel bilgi ve becerileri mühendislik analiz ve tasarım ilke yöntemleriyle birleştirerek, bu sistemlerden elde edilecek sonuçları belirleyip, kestirerek değerlendiren ve disiplinler arası bir yaklaşım sergileyen endüstri mühendisleri, zaman, para, malzeme, enerji gibi kaynakların verimli kullanımına ve mühendislik hizmetlerinin kalitesini artırmaya yönelik çalışmalarda bulunur. 
 Endüstri mühendisliği diğer mühendislik dallarından farklı bir yapıya ve düşünce sistemine sahiptir. En önemli fark endüstri mühendisliğinin parçayı değil bütünü göz önüne alarak çalışması, sistemin bütünüyle ilgilenmesidir. İkinci önemli fark ise her türlü uygulamada insan faktörünü dikkate almasıdır. Bu sebeplerden dolayı temel doğa bilimleriyle olan ilişkisinin yanında sosyal bilimlerle de iç içedir."
Kendim için beğendiğim ve önemli olan kısımları işaretledim ve içim rahatladı ki mutluyum.Mutluyum ama yine de bir parçam eksik sanki.

İkinci aşamada ne istiyorum ? sorusuna genellikle verdiğim cevabı yapıştırıyorum şimdi de.
-Teknik bilgimle yaratıcılığımı birleştirebileceğim salt mühendislik yerine insanlarla daha yakın temas kurabileceğim aktif bir iş hayatı istiyorum.
Pazarlama mı ? Reklamcılık mı yoksa ? Yoksa üretimden şaşmasam mı ?Bir çok kafası karışık insan soruları getiriyor insanın aklına.



İşte bu kısımda bir bölümün eksik olduğunu hissetmeye başlıyorum.Nasıl bir zamanlar işletme bölümünün harikalar yarattığı, fırtınalar estirdiği dönemden buralara geldiysek,mühendislerin daha çok tercih edilir olmasının da sonuna gelebiliriz.
Artık pazarlama mühendisi ,satış mühendisi,marka mühendisi çok tutulan pozisyonlardan.Marka mühendisi duydum  mu emin değilim ama bence çok uyumlu oldu.



Fakat bu mühendisler aslında tam olarak da bunun eğitimini almıyorlar.Ama içindeki sosyallik,tutku,yaratıcılık,sanat,farklı bakış açısı bir yerde seni buralara getiriyor.Analitik düşüncenin daha çok sanatla, yaratıcı düşünceyle birleştiği ya da birleşmesi gereken bu pozisyonların hakkının verilmesi gerektiğini düşünüyorum.

İleride sanat mühendisliği,yaratıcı mühendislik gibi bölümlerin çok yaygın olmayacağını nereden bilebiliriz?Bilgiyi doğru kullanma ,araştırmacı yaklaşım,sistematik düşünceyle bir reklamcılığı,medyayı ,sanatı harmanlasak çok güzel olmaz mı?Tabiki bunu yapabilen bir çok insan vardır, fakat okul sıralarımızdayken bunları rahatça öğrenebilsek ?



Sadece adını verdiğim pozisyonlar olmasa dahi çok daha farklı kimliklerle iş hayatına adım atabiliriz.Vizyonu daha geniş,daha parlak fikirli insanlar olarak yetişmemiz sağlanabilir ve içimizdeki tutkuyu ,yaratıcılığı,farklı olma isteğini biraz olsun söndürebiliriz !

Ben şarkımı tekrar dinlemeye başlıyorum work work work work work ve bu konu hakkında biraz daha düşünmeye devam ediyorum...
Blogger tarafından desteklenmektedir.