Header Ads

header ad

Selin in Wonderland

Blogumun adı: Selin In Wonderland

Blog kategorisi: Moda Blogu

Blog Linki: http://www.selininwonderlandtr.blogspot.com.tr/

Blog Tanıtımı

Merhabalar, ben Selin. 22 yaşındayım ve İzmir'de yaşıyorum, iletişim fakültesi son sınıf öğrencisiyim. Blogumu 2 yıldır aktif olarak yönetiyorum ve çevremden çok güzel geri dönüşler almaktayım. Yazı yazmaya meraklı bir insan olarak bu işe hobi olarak başlasam da kendimi gün geçtikçe geliştirmek ve blogumu insanlara fayda kazandıran bir mecra haline getirmek çabasındayım. Günümüzde bireyleri bir ürün alırken yönlendiren şeyin reklamlardan daha çok kişisel deneyimlerin olduğunu ve bu deneyimlerin dürüst ve şeffaf bir şekilde karşı tarafa aktarılması gerektiğini düşündüğüm için bu dünyaya adım attım. Bireyleri ilgili oldukları konuda doğru yönlendirmek ve fayda sağlayan bilgiler paylaşmak beni oldukça mutlu ediyor.



Küçüklüğümden beri göze estetik olarak hoş gelen herşeye bir ilgim vardı ve hala içimdeki o küçük kızı yaşatıyorum. Moda, güzellik, bakım ve lifestyle ile ilgili yazılarımı harikalar diyarım olarak nitelendirdiğim blogumda paylaşıyorum. Bu başlıklar altında merak edilenler, aylık favorilerim, tavsiye ettiğim/deneyimlemiş olduğum ürünler ve motivasyon yazıları paylaşıyorum. Arada ise güncel konulardan biraz bahsederek günlük koşuşturmamız arasında yüzünüze bir gülücük kondurma çabası içerisindeyim. Örneğin: Kadınlar için ofsayt nedir? yazım.

Günümüzde benzer konularda yazan, video çeken, kendini ve deneyimlerini bir şekilde karşı tarafa aktarmayı başaran çok fazla kullanıcı olsa da konseptim ve kendime özgü paylaşımlarım sayesinde bu konulara meraklı olan ya da olmayan bireylerin dikkatini çekebileceğimi düşünüyorum. Bu yüzden ‘’beyaz tavşanı takip etmek’’ ve yazılarımı okumak için sizi bloguma bekliyorum. Harikalar diyarımda görüşmek üzere.

Blog içeriğinden bir yazı:

Merhaba,

Sen de hayatının bazı anlarında isteğine hemen kavuşamayınca motivasyonunu kaybedenlerden misin? Geçen gün kendim için sorguladığım bir konuydu bu. Hayallerime ulaşmak için koyduğum hedeflere hızlıca ulaşamadığım  için kendi kendimi suçlarken buldum bir anda. ‘’Neden yapamadın? Neden hemen olmadı? Haydi, bu konu için geç kalmadın mı?’’ Sorularını sıkça sorduğumu fark ettim. Hayallerimize kavuşmak istediğimiz her noktada karşımıza çıkan bir cümle vardır. ‘’Hemen Harekete Geç!’’ Tabii ki, ben de bu mesajı alır almaz hayallerim için adım atan, hedeflerime ulaşmak için aksiyon alanlardanım. Evet harekete geçtim, kendim için bir şeyler yaptım ama sonucunu neden hemen göremedim?

Biliyorum, sen de kendini tıpkı benim gibi zaman zaman sorguluyorsun. Zihninin seni ele geçirdiği her anda kendine can yakıcı, sorgulayıcı sorular soruyorsun. Neticede insanız her şey hemen olsun istiyoruz, her güzel şeye hızlıca sahip olmak ve o noktadan sonra yeni hedeflerimize ulaşmak için can atıyoruz. Fakat sence de bu biraz imkansız ya da bencilce bir hareket değil mi? Ya da biraz şöyle düşünelim: her istediğimize, her hayalimize, her hedefimize hemen ertesi gün ulaşsak mesela bu kadar güzel ve kıymetli hale gelir miydi?

Tam da bu noktada kendimi sorgularken fark ettiğim bir hissi paylaşmak istiyorum seninle. ‘’Yolda olmanın, yolcu olmanın tarifsiz hissi.’’ Yolun sonundaki hedefe kitlenmek değil de, yolculuğun getirdiği tüm deneyimleri kabul ederek anın keyfini çıkarma duygusu. Şimdi bir sor sen de kendine, yolculuk mu sence daha değerli, yoksa yolun sonu mu? Yolculukta karşılaştığın her engel, her karar, her etki seni muhteşem bir finale hazırlamıyor mu? Girişler, çıkışlar, alman gereken önemli kararlar ve sorumluluklar seni bu yolculuğunda sen yapan şeyler değil mi aslında? Şimdi, bu sorularıma cevap arama. Biliyorum, okurken her bir soru için bir şeyler canlandı zihninde, sorulara cevap aramaya başladın hemen. Bırak lütfen, sorular cevapsız kalsın. Hislerini dinle. Bu sorular sende ne hissettirdi, hangi duyguları harekete geçirdi? Farkındalığa bir nebze olsun izin ver, bırak hislerine dokunsun.

Hayallerimize ve hedeflerimize kavuşmak için unutmamamız gereken kıymetli bir nokta daha var. Bu nokta ki, belki de kainatın en değerli hazinelerinden. Peşinde koşsan yakalayamazsın, kaçırsan dönüp tekrar yaşayamazsın. An ve Zaman. Zaman öyle bir kavram ki, durduğun anı zenginleştirirken tahminlerinin tümünü boşa çıkarabilir. Fakat tek bir şeyi değiştiremez, emek ve bununla birlikte şekillenen yolculuğun keyfi. Aslında başından beri sorguladığımız şey de zamanın ta kendisi değil mi? Fark et. Zamanla savaşıyoruz, zamana kafa tutmaya çalışıyoruz, bu yüzdendir tüm yorgunluğumuz. Bu sebeple bırak zaman kendi mucizelerini yaratsın. Hayallerine ve hedeflerine ulaşabilmen için gerçekleşmesi gereken bir an var senin bile tahmin edemeyeceğin. Belki bugün, belki yarın, belki 1 ay belki de 120 ay sonra. Zamanı kovalamayı bıraktığında emin ol ki her şey çok daha kolaylaşacak ve her an keyif dolu bir hal alacak hayatında.

Zamana güven! Hayatın muhteşem zamanlaması ile sana sunacağı mucizelere güven. Bu mucizeler bazen senin yüzünü güldürecek şeyler de olmayabilir bu arada. Seni üzebilir, seni kırabilir, kalbini paramparça da edebilir. Fakat yolculuk da böyle bir şey işte. Fark et. Her ne yaşarsan yaşa yolun sonucunda seni bekleyen şeyden hiç vazgeçme. Düşünsene, senden başka kim yaşayabilir bu yolculuğu? Her şeyi sana özel, sokakları, sürprizleri sadece ama sadece senin yaşaman için hazırlanmış bir yolculuk bu. Özel olmanın keyfini çıkar. Her adımın keyfine var. Her nefesin önemini hisset.

Ben de yolculuğumda bu anı seninle paylaşabildiğim için çok mutluyum. Senin okuduğun her satırda ben de kendime varlığımı hatırlatıyorum. İyi ki varsın!

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere,

Sevgiler.

Blogger tarafından desteklenmektedir.