Header Ads

header ad

Blog Sağlık

 Blog Adı: Blog Sağlık

Kategori: Sağlık Blogu

Blog Linki: https://blogsaglik.net

Blog Tanıtımı

Sağlık konulu içeriklerin derlenip paylaşıldığı güncel sağlık rehberi.

Blog içeriğinden bir yazı:

Anksiyete, bedensel belirtilerin eşlik ettiği nedensiz bir korku ve endişe durumu olarak tanımlanabilir. Uyaranla karşılaştırıldığında çok şiddetli olan, zamanla azalmak yerine artan ve kişinin işlevselliğini bozan anksiyete patolojik kabul edilmelidir. Toplumun %25’inde görülen yaygın bir psikolojik bozukluktur.

Anksiyetenin, tehdidin zamanlamasıyla doğrudan ilişkisi bulunmayabilir; anksiyete tehditten önceki beklenti halini yansıtabileceği gibi, tehdidin geçmesinden sonra da sürer. Saptanabilir bir tehdit olmaksızın da meydana gelir.

Belirli düzeydeki anksiyetenin uyum sağlayıcı etkileri bulunmaktadır; kişileri olası tehlikeler karşısında gerekli davranışları geliştirecek şekilde hazırlanmaları, alıştırma ve prova yapmaları imkanı sağlayarak, yeterince dikkatli olmasını sağlayabilir. Ne var ki belirli bir düzeyin üzerinde işlev kaybı ve yersiz sıkıntı hissine yol açar. Bu noktada uyum bozucu özellikler kazanarak, bir bozukluk olarak kabul edilir.

Birçok hastada anksiyete bozukluklarına yönelik genel bir duyarlılığın yanı sıra, akrabaları ile birlikte aynı anksiyete bozukluğuna yönelik olarak  kalıtsal yatkınlık bulunduğu gösterilmiştir. Bununla birlikte bazı hastalar akrabalarının anksiyete bozukluklarına öğrenilmiş davranışlar yolu ile yakalanmaktadır.


Belirti ve Bulgular

Ruhsal Belirtiler

Anksiyetenin ruhsal belirtileri hafif bir tedirginlik durumundan, şiddetli bir panik duygusuna kadar değişen geniş bir yelpazede yer alır. Endişe, gerginlik, huzursuzluk, kötü bir şey olacakmış hissi, kolay öfkelenme, denetimini yitirme, çıldırma ya da ölüm korkusu sık rastlanan anksiyete belirtileridir.

Bedensel Belirtiler

Tüm sistemlerle ilişkili belirtiler ortaya çıkabilir. En sık çarpıntı, göğüs ağrısı, nefes darlığı, hiperventilasyon, boğulma hissi, terleme, baş dönmesi, baş ağrısı, uyuşukluk hissi, titreme, kolay yorulma, bulantı, karın ağrısı, ishal, sık idrara çıkma gibi belirtiler görülebilir.

Bilişsel Belirtiler

Anksiyete bozukluğu olan hastalar, anksiyete uyandıran ya da anksiyeteyi artıran düşünceler içerisindedir. Bu düşünceler birçok mantık hatası içerir. Yoğunlaşma güçlüğü, bellek sorunları, olayların anlamını değerlendirme yanlışlıkları, yer ve zamana ilişkin yanılsamalar diğer sık görülen bilişsel belirtilerdir.

Davranışsal Belirtiler

Motor huzursuzluk, yardım ya da güvenlik sağlamaya ilişkin davranışlar ve anksiyete uyaran ortam ya da nesnelerden kaçınma gibi belirtilerdir.


Anksiyete Bozuklukları

Yaygın anksiyete bozukluğu

Birçok günlük olağan olay ya da etkinlik hakkında aşırı endişe ve üzüntü yaşama YAB’nin temel belirtisidir. Kişi, olaylar karşısında bu denli üzüntü duymanın mantıksız olduğunu kabul etmesine karşın bu duygusunu denetlemeyi başaramaz.

Yoğunlaşma güçlüğü, çabuk sinirlenme, uykusuzluk, huzursuzluk, kolay yorulma, gerginliğe bağlı baş ya da kas ağrıları YAB’de sık rastlanan diğer belirtilerdir. Günlük olaylar karşısında endişe duyma normalde de sık yaşanan bir duygudur. Normal endişe ve YAB ayırımını yapmak için, sınıflandırma sistemlerinde, endişenin hemen her gün olması ve en az 6 ay devam etmesi koşulu getirilmiştir. YAB hastaları kendilerini, evhamlı, kolay sinirlenen, aceleci, olayların genellikle olumsuz yönlerine odaklanan, mükemmeliyetçi kişiler olarak tanımlarlar.

Fobik bozukluklar

Agorafobi: Belirli yer veya durumlarda, kolayca kaçılacak bir yol bulunamayacağı ve yoğun bir kaygı yaşarsa yardımsız kalacağı korkusu ve ciddi bir kaygı duymadır. En sık 20’li yaşların başlarında ortaya çıkar. Korku yaratan durumlar sıklıkla; banka veya market kuyruğunda beklemek, tiyatro veya sınıfta uzun bir sıranın ortalarında bir yerde oturmak veya otobüs uçak gibi toplu taşıma araçlarını kullanmak türünden durumlardır.

 

Sosyal fobi: Belli sosyal ortam ve performansla yüzleşme korku ve kaygısıdır. Kişiler korkularının mantık dışı ve aşırı olduğunun farkındadır. Anksiyetelerinin terleme, yüz kızarması, kusma, titreme ya da sarsılma şeklinde ortaya çıkacağını veya belirli bir konuşma zincirini tutturamayacaklarını düşünürler. Sosyal fobinin şiddetli bir türü olarak kabul edilen kaçıngan(avoidant) kişilik bozukluğunu, erkekler kadınlara göre daha sık yaşamaktadır.

 

Özgül fobiler: belirli ortam veya nesneye karşı gelişen endişe ve korku halidir. Kişi korkularının mantık dışı ve aşırı olduğunun farkındadır. Toplumda en sık görülen anksiyete bozukluğudur. Yaygın olarak görülen türleri hayvan korkusu, yükseklik korkusu, yıldırım korkusu, kapalı mekanda kalma korkusu(klostrofobi), kan ve iğne korkusudur.

Kan korkusunda bradikardi ve ortostatik hipotansiyon nedeniyle gerçek bir bayılma gelişebilmektedir.

Panik Bozukluğu

Anksiyete belirtilerinin birden başladığı ve genellikle 10 dakika içerisinde en yüksek düzeye ulaştığı, yoğun korku ve rahatsızlık dönemine panik atak denir. Panik atak gerçek bir tehlike anında yaşanabildiği gibi başka psikiyatrik bozukluklarda da ortaya çıkabilir.

Panik bozukluğundaki ataklar bir nedene bağlı olmadan ortaya çıkar ve atakların ne zaman geleceği belirsizdir. Atakların sıklığı günde birkaç kez ile ayda birkaç kez arasında değişkenlik gösterir.

Atakların olmadığı dönemlerde genellikle yeni atakların olacağına ilişkin endişeli bir beklenti vardır.

Panik bozukluğu hastalarına acil servislerde, kardiyoloji, göğüs hastalıkları, hipertansiyon polikliniklerinde sık rastlanır.

hipertansiyon polikliniklerinde sık rastlanır.

Obsesif-Kompulsif   Bozukluk (OKB)

Kaygı uyandırıcı düşünce, dürtü ve imajlar(obsesyonlar); bunun yanı sıra söz konusu kaygıyı azaltma amaçlı engellenemeyen davranışlar (kompülsiyonlar) ile karakterize bir hastalıktır. Kadın ve erkeklerde eşit olarak görülür ve toplumun %2’sini etkilemektedir.

Baskın olan obsesyonlar; zarar, risk, tehlike, kirlenme, şüphe, kayıp ve şiddet içeriklidir. Tipik olarak belirli bir amaca yönelik, tekrarlayıcı davranışlar gerçekleştirme zorunluluğu hissederler, obsesyonları dengelemek için yapılan bu davranışlara ritüeller denir.

Şiddet göstereceklerinden çekindikleri için insanlardan uzak dururlar. OKB hastaları davranışlarının gerçekçi olmadığının aşırılık taşıdığının farkındadır. Utanmaktan ve damgalanmaktan korktukları için obsesyonlarını ve ritüellerini gizleyebilirler.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu ve Akut Stres Bozukluğu

Doğal afet, trafik kazası, yangın ya da saldırıya uğrama gibi, fiziksel ve ruhsal bütünlüğü tehdit eden ve çaresizlik hissi yaşatan travmatik olaylardan sonra ortaya çıkan bir psikiyatrik bozukluktur.

Travmayı rüyalarda ya da düşüncede yeniden yeniden yaşama, olayı hatırlatan etkinliklerden kaçınma, çabuk sinirlenme, aşırı tepkisellik ve uykusuzluk; bozukluğun temel belirtilerini oluşturur. Olaylardan sonraki ilk bir ayda akut stres bozukluğu, bir aydan uzun süren olgularda travma sonrası stres bozukluğu tanısı konur.

Ayırıcı Tanı

Kalp damar sistemi hastalıkları, kalp ritim bozuklukları, tiroid işlev bozukluğu, feokromositoma, lupus eritamatozus, üremi, vitamin B12 yetmezliği gibi birçok hastalık anksiyete bozukluğu gibi belirti verir. Alkol ya da benzeri maddelerin entoksikasyon ve yoksunluğunda da anksiyete belirtileri ortaya çıkabilir. İdrar kaçırma, bilinç bulanıklığı gibi atipik belirtilerin bulunması organik nedenlerin araştırılması konusunda önemli bir ipucudur. Yaşlı hastalarda öncelikle organik bir etkenin rol oynayabileceği düşünülmelidir.


 

 

Blogger tarafından desteklenmektedir.